31 Aralık 2011 Cumartesi

PKK'nın Finansmanı

-İnternetten Alıntıdır-
 
     PKK terörünü besleyen en büyük kaynaklardan biri belki de en önemlisi sınır boylarımızda yapılan kaçakçılıktır.
     Kaçakçılığın her türlüsü yapılmakta elde edilen kara paranın büyük bir kısmı PKK'nın kontrolüne girmekte ve vatandaşımıza, askerimize kurşun olarak geri dönmektedir. Ama ne yazık ki devlet kurumları tarafından bilindiği halde gereken önem verilmemiş, mücadele etme konusunda yetersiz kalınmıştır.

      Bunun nedenlerini çok uzun düşünmeye gerek yok. Gerçek olan içimizdeki işbirlikçi hainler ve basiretsiz kalan devlet dış politikalarıdır.
      
      PKK çok uzun yıllardır İran ve Irak sınırlarındaki dağlık bölgede bulunan, Türkiye'ye geçişi kolaylaştıran kaçak patikalarını ele geçirmiş hatta sözde gümrük teşkilatı kurarak milyonlarca dolarlık haraç alıp kasasına aktarmıştır.

        Bu bilinen bir gerçektir.

       O bölgede görev yapmış üst düzey bürokratlar ve komutanlar yazdıkları kitap ve makalelerle bu sorunu ortaya koymuşlardır. Bölücü hain terörist örgüt kaçakçılığın her türlüsünü yapıyor ve örgüt dışından kaçakçılık yapan mafya türü örgütlerden haraç alıyor demiştik.

      Özellikle kaçakçılığı yapılan en önemli kolları şu şekilde sıralayabiliriz. - Silah kaçakçılığı - Uyuşturucu Kaçakçılığı - Canlı Hayvan kaçakçılığı Bölücü örgüt son yıllarda hayvan kaçakçılığıyla finans gücünü oldukça arttırmıştır. Van Jandarma Asayiş Komutanlığına 2011 yılında verilen rapor tüm gerçeği ortaya koymuştur.

       Bu rapora göre: Şemdinli, Başkale ve Yüksekova dan yurdumuza kaçak giren canlı hayvan sayısı yaklaşık 500. 000 (Beşyüz bin) dir.

       2010 yılındaki piyasa değeri 15 Trilyon Türk Lirasıdır.

      Hain bölücü örgütün bu kaçakçılıktan elde ettiği kara para tutarının bir buçuk trilyon Türk Lirası olduğu düşünülmektedir.

    Canlı hayvanlar artık sınır komşusu olduğumuz ülkelerden değil Afganistan, Pakistan, Hindistan'dan getirilerek ülkemize bölücü örgütün kontrolünde girmektedir.

   Bu hayvanlarla tehlikeli hayvan hastalıklar da gelmekte kendi hayvanlarımız da hastalanmaktadır.

       Silah kaçakçılığının gözde merkezi Irak'ın Erbil şehridir.

        Burada silah pazarları kurulur.

       Her türlü silahı bulmak mümkündür.

      Uçaksavardan havan topuna makineli tüfekten el bombasına kadar bütün silahlar bulunur.

      Bu silahlar kaçak olarak bölücü örgütün korumasında sınırlarımızdan geçer.

     Bölücü örgüt kaçak silahları hem kendisi kullanır hem de mafya türü örgütlere satarak akıl almaz finans gücü kazanır.

     Sınır kaçakçılığında uyuşturucu madde kaçakçılığı bölücü örgüte en çok finansı sağlayan unsurdur.

       Uyuşturucu kaçakçılığı özellikle İran sınırlarından yapılmaktadır.

       Başkale ve Yüksekova ilçeleri önemli üs merkezidir.

      Sınırdan eroin ve kokain geçirilmez. Geçse bile çok az miktarlarda olur.

       Sınırlarımızdan gecen uyuşturucu, eroinin ham maddesi olan baz morfin dir.

     Baz Morfini eroine dönüştürmek için Avrupa ülkelerinden kaçak olarak Asit Anhidrit gelir. Ülkemizde imal edilen eroin Suriye üzerinden veya direk olarak ülkemizden Avrupa'ya gönderilir.

      Baz morfinin eroine dönüştürülme işlemi bir gün içinde yapılır.

     Gece yapılan işlem sabaha karşı biter ve kurumaya bırakılır.

     Dönüştürme işlemi yapılırken çok kötü bir koku ortaya çıkmaktadır.

   Bu yüzden merkezlere uzak dağ köylerinde yapılır. Kurutulan ürün yer altına gömülerek saklanır.

      Ortalık sakinleşince çıkartılarak özel araçlarla sevkiyatı yapılır.

       Elde edilen kara para inanılmaz boyutlardadır.

       Avrupa'dan Asit, tırlarla ülkemize girer.

     Baz Morfin ise genelde İran sınırından at sırtında kolayca ülkemize ulaşır.

     Eğer ödeme gücü ve güvenilir adamlarınız varsa İran'dan bir gecede bir ton Baz morfini kaçak olarak sınırdan geçirebilme imkânı vardır.

    Kaçakçılığın önlenmesi için sınır boylarına kurulan Jandarma Karakolları daima bölücü hainlerin hedef noktası olmuştur.

      Geçmiş dönemler incelenirse hain saldırıların yoğunluğu bu merkezlidir.

      2010 yılında yapılan Samanlı Karakolu baskını buna örnektir.

      Hakurk'tan gelen 300'e yakın hain bölücü sürüsü karakola saldırmış 24 askerimiz şehit olmuş 7'si ise kaçırılmıştır.

      Bu bölge Şemdinli ilçesinin en güney ucudur. Çok önemlidir.

      Ne yazık ki örgütle mücadele bahane edilerek gerektiği gibi kaçakçılığın üzerine yeteri kadar gidilmemiştir.

     Bunda iktidara gelen hükümetlerin ve sınır boylarındaki devlet görevlilerinin ihmalleri önemli boyutlardadır.
      
      Tabi ki samimi olarak ihmal midir?

      Yanıtını herkes sorgulamalıdır. Gerçek olan şudur.

      Maddi güçten yoksun olan hiçbir örgüt yaşantısına devam edemez.

       Para silah demektir.

      Para mayın demektir.

     Para Mehmetçiğe sıkılan kurşun demektir.

    Eğer hain bölücü sürüsü yok edilmek isteniyorsa ona yaşam alanı tanıyan ihanetin kalbi ile mücadele her türlü yapılmalı vatanımızı bölmeye ve yok etmeye çalışanlarla savaşılmalıdır.

-İnternetten Alıntıdır-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder