8 Mart 2019 Cuma

Otomobiller ve Tekerlekli Sandalye


Konu önemli! Uzun yazıları sevmediğinizi de biliyorum. O yüzden olabildiğince kısa ve net ifade etmeye çalışacağım.
Dünyada otomobil ve petrol pazarlayan, kendi halkını toplu taşımaya, diğer ülkeleri ise ürettiği otomobilleri satın alıp tabiri yerindeyse “bireysel otomobillenmeye” yönelten “dünya egemenlerinin” pompalamasının aksine, otomobil benim için gerçekten bir “vasıtadır” o kadar…
Neye “vasıta”? Gideceğim yere ulaşmama vasıta… NOKTA!
Eh, devir sürat devri… Hayatı, “ilk varan kazanır” şeklinde yaşamaya adapte olduk olmasına da her ne kadar toplu ulaşım bilerek geri bırakılsa da “en hızlı otomobil eşittir en hızlı varış” anlamına gelmiyor artık… Çünkü trafik yoğun, park yeri ciddi problem…
Hal böyle olunca, ormanları talan edip yol ve köprü yapmak da sonuç getirmiyor çünkü insan denen varlık “güç” atfettiği “otomobile” doymuyor ne yazık ki…
Bu gerçeği ifade ettikten sonra asıl konuya gelelim… Başta da dediğim gibi, aslında sadece birer vasıta olan otomobillerimize evlat gibi bakmıyor muyuz? Bakımı, tamiri gerektiğinde en iyi servisi arıyoruz, hatta çoğunu beğenmiyoruz, değil mi?

Ben serebral palsi ile yaşayan bir tekerlekli sandalye kullanıcısı bir bireyim. Akülü (elektrikli) sandalyemle işime gidip geliyorum, imkânlar dâhilinde sosyal hayatımı devam ettiriyorum. “İmkânlar dâhilinde” dedim; çünkü onca yaygaraya rağmen birkaç istisna şehir dışında şehirler, çoğunlukla benim refakatçiyle bile gezmeme uygun değil!  Ki, asıl özgürlük, tek başına, kapıyı çekip çıkabilme özgürlüğü olsa da engelli bir bireyi, o kapının ardında çoğu zaman engellerle dolu bir şehir, çoğu zaman erişip kullanamadığı toplu taşıma araçları beklemektedir -ki bu da ayrı bir sorundur.
Bu bağlamda “engellenen bir birey” olarak benim işime gidip gelip sosyal hayatımı devam ettirmemde bu derece önemli bir “vasıtanın” -ki hayatî önemine rağmen, -tekrar ediyorum- o dahi benim için vasıtadır-, bozulduğu zamanlarda bırakın tercih edilir onlarca servis ve yedek parça imkânı olmasını, doğru dürüst tamir imkânının dahi olmaması, size de biraz garip, çokça adaletsiz gelmiyor mu?
Engelli değilseniz, bir an şöyle düşünün, -pek yapmıyorsunuz biliyorum ama- azıcık duygudaşlık yapın; sabah kalktınız, işinize gücünüze gideceksiniz… Güç bela edindiğiniz ve “bozulunca yenisini alamayacağınız pahada, maddi kıymette” ayakkabılarınız giyilmez hale gelmiş… İşin kötüsü, o anda o ayakkabılar dışında giyip gidebileceğiniz terlik dâhil, hiçbir alternatif olmadığı gibi kısa sürede yeni bir tane almanız da imkânsız… Ne yaparsınız?
İşte, sizin ancak “kötü bir kâbus” olarak niteleyeceğiniz şeyi, tekerlekli sandalye kullanıcılarının her an yaşadıklarını, (burada, yukarıda yazdığım acı gerçeği tekrarlıyorum) çeşit çeşit servis ve yedek parça imkânı şöyle dursun, güvenilir herhangi bir “az çok konuya hâkim insan” dahi bulmakta ciddi zorluklar yaşadıklarını ve çoğu zaman da bulamadıklarını biliyor musunuz?
Bilmiyorsanız, şimdi öğrendiniz.
Peki, ya çözüm?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme