Yol kenarındaki çınarın gölgesiyle serinlettiği banka oturdu. Sıcak onu daha da yormuştu. Sakince saatine baktı. “Nasılsa daha var” diye içinden geçirdi. Kanedyenini sağına yerleştirdikten sonra iki kolunu bankın arkalığına doğru açıp derin bir nefes aldı. Ağustos sıcak ama bu çınar gölgesi ömre bedeldi. Hayatın, yaşamanın, var olmanın güzelliğini duyumsadı o an içinde. Önünden geçen annesinin elini tutmuş küçük çocuk tebessümüne tebessümle cevap verdi. Boynuna asılı çantasında bulunan cep telefonundan kablosuz kulaklığına dökülen şarkı “Bahar Çiçek Çiçek Gelince Güzel / Hayat Sevilince Sevince Güzel” diyordu.