12 Kasım 2019 Salı

EKPSS, Açılan Kadrolar ve Anayasa


        Bilmeyenlere söyleyelim. EKPSS, Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı’nın kısaltılmışı… İki yılda bir yapılan bu sınava engelliler, büyük emeklerle mezun oldukları okullarda elde ettikleri diplomalarla giriyorlar. Uygun diploması olmayan engellilerse kura ile atanıyorlar.
         Buraya kadar sorun yok belki… Aslında var da yok. Ülkedeki neredeyse hiçbir “çoktan seçmeli” sınavın yetenek ölçmediği düşünüldüğünde bir başka parametre olarak engel gruplarının da katılmasının işi daha da zorlaştırdığı bir gerçek…
         Sınav, mezun olunan okulun, bir nevi “üst başlığına göre” yapılıyor. Lise mezunları, ön lisans ve lisans mezunları için düzenlenen farklı sınavlar neticesinde her grup için açılan kadrolara, puana göre yerleştirme yapılıyor. İşte sorunun ilk aşaması tam da bu noktada başlıyor, çünkü bilhassa ön lisans ve lisans mezunu engelliler için diplomalarının ve nitelikliliğinin karşılığı olan kadrolar çoğu zaman açılmıyor.
         İsterseniz birden fazla bölümden mezun olun, isterseniz EKPSS’de 100 alın; eğer size uygun kadro açılmamışsa ya atamanız olmuyor ya da özelliklerinize, aldığınız eğitime en yakın olduğunu düşündüğünüz kadroyu tercih etmek zorunda kalıyorsunuz. Puanınız tutarsa da atanıyorsunuz.
         Sorunun ikinci aşaması da işte tam da burada başlıyor.

2 Ekim 2019 Çarşamba

Alper Şirvan İmza Günü 5 Ekim 2019 Bursa Kent Meydanı D&R Mağazası



5 Ekim 2019 Cumartesi Saat 15.00’te Bursa Kent Meydanı D&R Mağazasında gerçekleşecek olan imza günüme herkesi beklerim efendim.
“Gerçeği anlatmanın en adil yolu, efsunlu bir hayale sarmalamaktır bazen ve farkına varmak, en iyi başlangıçtır!”
#MaviOrkide #CerebralPalsy #SerebralPalsi @CerebralPalsyTR #CerebralPalsyninFarkındayız #yeşilgiy #DünyaCerebralPalsyGünü #WorldCPDay #TRCerebralPalsyFarkındalıkGrubu #CP

30 Eylül 2019 Pazartesi

6 Ekim Dünya Cerebral Palsy Günü


6 Ekim “Dünya Cerebral Palsy Günü”… Bu çerçevede, farkındalığın arttırılması için bir dizi etkinlik düzenleniyor.
Öncelikle Cerebral Palsy konusunda ön bilgi verelim:
Cerebral Palsy…Türkçe okunuşu ile Serebral Palsi… Kısa ifadeyle (CP-si-pi) genel yaygın kullanımdadır.
Cerebral Palsy – CP, çocuklukta en sık rastlanan fiziksel engellilik durumudur. Gelişimini tamamlamamış beynin; doğum öncesi, doğum sırası veya doğum sonrası dönemde hasar görmesi nedeniyle oluşan, ilerleyici olmayan, duruşu ve hareketleri olumsuz etkileyen fiziksel engel türüdür.

9 Eylül 2019 Pazartesi

Cerebral Palsy (Serebral Palsi) ve Eğitim


İnsan Hakları Beyannamesi 26.maddesi şu cümleyle başlar: Herkes eğitim hakkına sahiptir.
Hayat, ne yazık ki bembeyaz kağıtlara yazıldığı gibi yaşanmıyor. Siz istediğiniz kadar toplanın, kurumlar oluşturun, kanunlar koyun ya da konulmasını sağlayın, yapılması gerekenler hayata geçmedikten sonra ne yazık ki anlamı yoktur. Bilinç, bireysel, toplumsal ve kamusal (kanun koyucu ve işletici erk) sacayağına oturup yerleşik hale gelmedikçe nihai çözüme ulaşmak zor. Biz yine de söylemeye, yazmaya devam edelim.

19 Ağustos 2019 Pazartesi

Engellenen Bireyler ve Çocuklar


İnternetin henüz “sosyal medyaya evrilmediği” ilk günlerinde “konunun uzmanı” olduğu ve “çocukların engellilerden korktukları” iddiasındaki biriyle tartışmıştım; -o zamanki jargonla söylersek- bir “çet odasında.”  Öyle genel ve negatif bir kabulün olamayacağını, konunun gerçek uzmanlarından aldığım bilgiyle teyit etmiştim ki bunu kendi hayatımdan da gözlemleyebilmişimdir. Bu olumsuz iddianın tam aksine, engellenen bir birey olarak çocuklarla ilişkim, büyüklerden çok daha iyi olmuştur çoğu zaman.

16 Temmuz 2019 Salı

Engelsiz Arkadaş


Geçtiğimiz günlerde Cerebral Palsy ile yaşayan psikolog arkadaşım Tuğba Erbilen Gültekin, TEDx platformunda gerçekleştirdiği sunumunun ardından kendisiyle yapılan bir gazete röportajında aynen şunları ifade ediyor:
“Benim hiç arkadaşım yoktu. Çünkü içinde yaşadığımız bu toplum, engellilerden uzak duruyor. Uzak durdukça bu konuyu bilmiyor. Bilmedikçe de uzak durmaya devam ediyor. Yani bir kısırdöngü! Oysa bu kısırdöngüyü kırabiliriz.”
         Bu satırları okuyunca hem üzüldüm, hem -kendi adıma- mutlu oldum. Sebebini yazı içinde detaylandırmaya çalışacağım.

13 Haziran 2019 Perşembe

İşimizden Yansıyan

     
"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" demiş Ziya Paşa. “Lafla peynir gemisi yürümez”  ya da “Halep oradaysa, arşın da burada” da diyebiliriz.
Özgüven dediğimiz şey, kişinin becerip beceremeyeceği her şeye balıklama atlaması değil, kendini tanıyıp ona göre davranmasıyla ortaya çıkar. “Hayatta başarı ölçüsü” her ne kadar kişiye göre değişse de “özgürlük” ve “huzurun” herkes için mutluluk verici özellikleri düşünüldüğünde sanırım “başarıyı” çok da abartmamak gerek.
Hayatta en az bir işi iyi yapma gerekliliğinin yanı sıra o işi yaparken ana hedefin “maddiyat olmaması da” şart. Bu kimilerine göre bir paradoks olsa da hayatın temelindeki “dengeye” en güzel örnek. “Sen hakkıyla ve coşkuyla yap ne yapıyorsan, geçim elbette bir şekilde sağlanır” demek, insan için her geçen gün biraz daha zorlaşıyor.