Cerebral Palsy Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cerebral Palsy Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Mayıs 2021 Perşembe
20 Şubat 2020 Perşembe
Her Engellenen Birey "Aktivist" Olmak Zorunda Mı?
Engellenen insanlar ve
yakınlarının dernekleşme çabaları, 90’lı yıllardan itibaren hız kazandı. Gelin görün ki, “ne
için dernekleşmeliyiz?” sorusuna net bir cevap verilemediği için ne o
gün ne de bugün süreci işletmek mümkün olamadı.
Sürecin işlememesi ve
olayın “nasıl yapılır?” tarafındaki
belirsizlik, nitelik olarak değilse bile nicelik olarak derneklerin çoğalmasını
da beraberinde getirdi.
Öte yandan engellerle, sorunlarla cebelleşen bireyin, sorunlarını
çözme konusunda çoğunlukla tek başına kalması, şu soruyu da gündeme getirdi,
getirmeye de devam ediyor ister istemez: “Ülke
çapında bunca dernek, bunca oluşum neden var?”
“Örgütlü Toplum” yapısını
örnek aldığımız gelişmiş ülkelerde, muhataba problemi aktarmanın bir kanalı
olarak algılanan ve o şekilde iş gören bu oluşumlara hükümetten bağımsız
kuruluş demek olan NON-GOVERNMENTAL ORGANIZATIONS (NGO) adı
verilmiştir. Dolayısı ile bu tür dernek ve oluşumların hükümetle yani
icranın başındakilerle ilişkileri olmadığı gibi, hükümete karşı daima protest
bir tavır içinde olurlar. İki tarafın terazinin aynı kefesinde yer alması,
eşyanın tabiatına aykırıdır. Çünkü aksi halde şikâyet edeceğimiz makamla,
şikâyet edilenin aynı olması, taleplerin oluşması ve icraya dönüşmesinde
sıkıntılar yaratacaktır.
Başa dönersek, olması gerekenle
hayatın gerçeği ne yazık ki her zaman birbirini tutmayabilir. Önce tespitlerimizi ortaya koyalım.
20 Aralık 2019 Cuma
Cerebral Palsy ve Ehliyet
Cerebral Palsy ile yaşıyorum ve ehliyetim yok. Yok; çünkü
teknoloji, benim gibi elini ve ayağını az kullananlar için bir araç üretemedi
henüz… Şimdilik akülü sandalye ile yola revan olmaktayım.
Artık
herkesin bilmesi gerektiği gibi Cerebral Palsy, her bir bireyde farklı
şekilde sonuçlar doğuran fiziksel bir durumdur. Hiç hareket edemeyenden,
sorunsuz yürüyebilene; iki elini de kullanamayandan, ikisini de -bazen yalnız
birini- kullanabilene; mental sorunları olandan, ortalama zekânın üstünde
olana; konuşmada ciddi problem yaşayandan bir spiker kadar düzgün konuşana
kadar oldukça geniş bir yelpaze… Bununla beraber, saydığımız durumların farklı
derecelerde, sayısız kombinasyonu da söz konusu… En özet haliyle konu
Cerebral Palsy olunca, birtakım kararların tek kalemde kestirip atılarak
verilmesi, yargıya varılması mümkün değildir.
2 Ekim 2019 Çarşamba
Alper Şirvan İmza Günü 5 Ekim 2019 Bursa Kent Meydanı D&R Mağazası
5 Ekim 2019 Cumartesi Saat 15.00’te Bursa Kent Meydanı D&R Mağazasında gerçekleşecek olan imza günüme herkesi beklerim efendim.
“Gerçeği anlatmanın en adil yolu, efsunlu bir hayale sarmalamaktır bazen ve farkına varmak, en iyi başlangıçtır!”
#MaviOrkide #CerebralPalsy #SerebralPalsi @CerebralPalsyTR #CerebralPalsyninFarkındayız #yeşilgiy #DünyaCerebralPalsyGünü #WorldCPDay #TRCerebralPalsyFarkındalıkGrubu #CP
14 Şubat 2019 Perşembe
Mavi Orkide (Alper Şirvan'ın İlk Romanı) : Efsunlu Bir Hayalde Gerçeğin En Adil Biçimi
Öncelikle her ne kadar www.alpersirvan.com web
sitemden hakkımdaki detaylara ulaşabilir olsanız da bu yazı özelinde kendim
hakkında özet bilgi vereyim:
1995
yılında Uludağ Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Bölümünü bitirdim. O gün
bugündür halen kullanılmakta olan onlarca yazılımı üreten bir programcı olmakla
beraber Cerebral Palsy (serebral palsi) ile yaşayan, tekerlekli sandalye
kullanıcısı bir bireyim.
1998 yılında başlayıp kamu ve özelde
aralıksız devam eden iş hayatıma, halen Sağlık Bakanlığı'na bağlı Bursa Yıldırım
İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezi - KETEM (Kanser Erken
Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi)’de -her ne kadar Bilgisayar İşletmeni
kadrosunda olsam da- fiilen Bilgisayar Programcısı olarak devam etmekteyim.
Çocuk
yaşlarda başlayan “kendini yazarak ifade etme” serüvenim, ilk kitabım “Issız
Bir Sevda” ile bedenlendiğinde 1996 yılıydı.
Büyük bir heyecan, kitapçı bir ağabeyimin desteği ve kendi imkanlarımızla
yayımladığımız “Issız Bir Sevda” bir buçuk yıl gibi bir sürede o günün
şartlarında ciddi bir satışa ulaşmıştı. Hoş, ulaşmasaydı da ben yazmaktan,
üretmekten vazgeçmeyecektim. Çünkü yazmak, yazarak kendimi ifade edip üretmek
benim hayat biçimim…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




