9 Aralık 2016 Cuma

Tofaş Kulübü’nden spor salonlarında bir ilk: Engelsiz Tribün!

Bilindiği gibi Türkiye’de bir süredir spor salonları da branşa göre inşa edilmeye başlandı. Bu sebeple, yepyeni “basketbol salonları- voleybol salonları” hizmete girerken, bir büyük eksiklik olarak hiçbir salonda engellilerin kaliteli bir biçimde, önleri kapanmadan, seyir zevkinden ödün vermeden maç seyredebilecekleri bir tribün mevcut değildi.
Çabalar karşılığını buldu ve Türkiye basketbol sahalarının ilk engelsiz tribünü Tofaş Spor Salonu’nda hayata geçti. Engelli bireylerin sosyal hayatın ve sporun içinde daha çok yer almalarını desteklemek amacıyla başlatılan bu hareket ve kurulan tribün, 4 Aralık Pazar günü Tofaş Spor Salonu’nda oynanan Tofaş -Fenerbahçe maçında hizmete açıldı.
4 Aralık Pazar günü Tofaş Spor Salonu farklı bir maça ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin ilk engelsiz basketbol tribünü, ‘Haydi Maça Gel’ hareketi ile sporseverlerin hizmetine açıldı. Tofaş-Fenerbahçe arasında gerçekleşen maçla hizmete açılan tribüne engelli arkadaşlarımız büyük ilgi gösterdi.

Herkes gibi, Herkesle beraber

Maça gelen her engel grubundan arkadaşlarımız, maç öncesinde, iki takımın sporcuları eşliğinde sahaya çıktı. Ellerinde ‘Haydi Maça Gel’ pankartı ile sahaya çıkan sporseverler, Tofaş Spor Salonu’nu dolduran 6 bin 800 izleyicinin alkışları ertesinde maçı engelsiz tribünden “herkes gibi, herkesle beraber” izledi.

Bu tribünün hayata geçme sürecini ve tribün deneyimimi sizlerle paylaşmak isterim.

20 Aralık 2015 Pazar

Bursa'da Tekerlekli Sandalye İle Metroya Binmek ve Engelsizlik Üzerine...



         Genelde yüksek tavan özel otomobilime tekerlekli sandalyemle direkt binip seyahat ettiğim için Bursa’daki metroyu (halkın dediği şekliyle “treni”) denemek nasip olmamıştı.
         Seyretmek istediğim filmin Korupark’ta bir engelli olarak ulaşabildiğim salona geldiğini öğrenince -ki Bursa’daki sinema salonlarının engelliler açısından içler acısı durumu başlı başına bir yazı konusu- bu vesileyle “treni” denemek istedim.
         19 Aralık 2015 Cumartesi günü babamla beraber Kaplıkaya’daki evimizden otomobilimize binip Metro Arabayatağı istasyonu yakınlarına park ettik. İstasyona asansörle ulaştık.  Asansör standartlara uygun genişlikte ve hızdaydı fakat bu asansörün yeni olduğunu, halen bazı istasyonlarda mevcut eski asansörlerin yetersiz olduğunu öğrendim.

        Tren (metro) geldi ve kapısı açıldığında çok şaşırdık çünkü hemen hemen her vagonda tekerlekli sandalye işaret olmasına karşın istasyonla vagon arasında yükselti farkı olduğunu gördük. Babamın yardımıyla güç bela da olsa binebildim.

31 Ekim 2014 Cuma

Ruhi Baba


           16-Mart-1998 12-Şubat-2006 tarihleri arasında Bursa Büyükşehir Belediyesi`ne bağlı huzurevinde çalıştım. Huzurevinde çalışmak, bilinçli bir tercih değildi, aksine istemeye istemeye kabul ettiğim bir işti. İçinde bulunduğum şartlar, huzurevine savurmuştu beni…
            Huzurevinde çalıştığım sekiz yıllık süreçte, aynı yemekhanede yemek yeyip asansörde selamlaşıp ertesi gün ya da çok daha kısa süre içinde vefat eden oldukça fazla sayıda yaşlı tanıdım. Hatta sekiz yılda insanların adım adım yaşlılık ve hatta hastalık süreçlerini gözlemledim. İnsan hayatını hep bir piramide benzetiyorum. İnsanoğlu, doğduğunda piramide çıkış başlar.  Herkesin tepe noktası ya da tepeye varış hızı farklı olabilir. Tepede insan ne kadar süre kalır bilinmez ama iniş kaçınılmazdır.  Bazen hızlı, bazen yavaş… Ama iniş tamamlandığında insanın bu yolculuğa başlangıç noktasındaki kişiden tek farkı, ardında bıraktığı mesafedir, o kadar…

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Hiç kimse sebepsiz yere içine tekerlekli sandalye ile binilen bir araç satın almak istemez

Ayşegül Domaniç Yelçe hanım çok önemli bir konuyu gündeme getirmiş Hürriyet gazetesinde... Hem bu konuyu gündeme getirdiği, hem de yazımı kullandığı için teşekkür ediyorum kendisine... 
Olumlu gelişmelerin gerçekleşmesi dileği ile Ayşegül hanımın köşesini bloğumda paylaşıyorum.

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Bursa Atatürk Spor Salonunun Otoparkında "Engelli Park Yeri" Neden Yok?



Geçtiğimiz günlerde "Tofaş-Anadolu Efes" maçını seyretmek üzere, tekerlekli sandalye kullanan bir engelli olarak, son 30 senedir yaptığımız gibi babamla beraber Bursa Atatürk Spor Salonu'na karar verdim.
Sizlerle paylaşmayı istediğim bazı önemli konuları çok daha önce yazacaktım fakat konudan kimlerin sorumlu olduğunu netleştiremediğim için -ki halen net değil-, bugün yazıyorum.

11 Mart 2014 Salı

Engelliler İçin Giysi Çalıştayı

Sizlerle Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı başta olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşların destekleri ile İstanbul Teknik Üniversitesi Tekstil Mühendisliğinin düzenlediği "Engelliler için Engelsiz Giysi Tasarım Çalıştayı'nda" yaptığım konuşmayı paylaşıyorum.
Öncelikle kendim ve engelim hakkında kısa bir bilgi vereyim. Adım Alper Şirvan. Sol elini kullanabilen, hiç yürüyemeyen cerebral pasy’li bir bireyim. Uludağ Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Bölümü mezunuyum. Halen, bir kamu kurumunda çalışmaktayım.
            Çoğumuz şunu yaşamışızdır. Evde kendi halinizde pijama-eşofman ya da evde ne ile rahat ediyorsanız onunla otururken bir arkadaşınızdan telefon gelir ve söylediği yere gelmenizi ister. Siz de çoğu zaman şu cümleyle ona karşılık verirsiniz:
“Tamam, hemen giyinip çıkıyorum.”

5 Şubat 2014 Çarşamba

Çekyat Adamları



Yalnızlığın farklı tanımları yapılagelmiştir. Herkesin kendi yalnızlığına, kendi yalnızlık tanımından yola çıkarak sığındığı da çoktur; ondan usandığı da… Yalnızlık için “kalabalıklar içinde yalnız olmak” gibi içi boş narsistik yaklaşımlar da vardır; herkesten ilgi bekleyip gelmeyince de “yalnız” olduğunu söyleyen de…